Bikepacking vs. Bike Touring

Bisiklet binmeye başladıktan kısa süre sonra temel ilgi alanım bisiklet turculuğu haline geliverdi. Bisikletle şehirler, ülkeler ve hatta kıtalararası seyahat yapan çok kişiyi halen takip ediyorum. Nasıl bir bisikletle seyahat ediyorlar, yolda neler alıyorlar yanlarına, günde kaç km yol yapıyorlar, nerelerde kalıyorlar, nasıl kamp yapıyorlar, hangi ekipmanları tercih ediyorlar, eşyalarını nasıl taşıyorlar vs. Bütün bu konular hakkında bilgi sahibi oldum, kendi tur bisikletim üzerinde de uyguladım bazı öğrendiklerimi. Buraya kadar herşey güzel.

2015 yılı Ekim ayı için kendime Eskişehir’den Yedigöller’ e gitme hedefi koymuştum. Baktım olmuyor, o mesafeyi Antalya Festivali’ nde yapayım dedim, işimdeki değişiklikler nedeniyle ona da gidemedim. Bu durum, hedefleri güncellenmek kadar tarz değişikliğine de gerek olduğunu hissettirdi bana. Mevcut çalışma ve aile koşullarımı düşünerek uzun turculuk ile planlarımı ertelemek; onun yerine daha hızlı, daha kısa ve hafif turlara yönelmek fikri oluştu. 

  Yol bisikletine geçmek için araştırma yaparken, geçen Aralık ayında, gördüğümden beri kadro yapısını çok beğendiğim Giant Anyroad 2 bisikleti ikinci el olarak aldım. O tam bir yol bisikleti değil, bozuk yollarda da performans sergileyen bir “Gravel Bike”. Artık bisiklet üzerine bagaj takmadan çantaların bisiklet üzerine bağlandığı, düşük ağırlık ile hızlı yol yapılan, aerodinamik olarak daha verimli “bikepacking” tarzına geçebilirim. Ilk iş olarak tur çantalarımı sattım ve yeni projeye başladım.

Bu projede de sayısal hedefler koyuyorum ama biraz daha esneğim. 2015 te bisikletle 2500 km yaptım, 2016 hedefim 5000 km. Bu hedef gayet mantıklı, çünkü zaten ağırlık olarak %25 iyileşiyorum. Ağırlık düz yolda çok etkili değil ama aerodinamik olarak da fark oluşacak. E madem sele üzerinde zaman geçirmeyi seviyorum, bu sene biraz daha binerim. Bindikçe performansım artar, arttıkça da çok zevk alırım. Amaç da bu değil mi zaten?

   

 Bu seneki ilk kısa “bikepacking” turumu Mayıs 2016′ da uygun bir haftasonu Eskişehir – Göynük, Göynük – Abant olarak planlıyorum. Bu tur için herşey dahil ağırlık hedefim 90 kg:

  • Bülent’ in kask, ayakkabı dahil ağırlığı: 75 kg
  • Bisiklet: 11 kg
  • Su: 1, 75 kg
  • Yemek: 0,75 kg
  • Kıyafet ve yedek parça dahil çanta ağırlığı 2 kg

Yukarıdakilerin toplamı 90,5 kg yapıyor. Gördüğünüz gibi kamp ekipmanları yok. Evet kamp yapmayı çok seviyorum ama hızlı ve kısa bir tur için bu zevkimi başka turlara saklıyorum. Her türlü ihtiyacını yanına alıp Orta Asya’ ya doğru yola çıkan gezginler yaklaşık 150 kg ile günde 70km veya üstü yol yapabiliyorlar. Bu ağırlık ile dağlara tırmanıp, çölleri aşıyorlar. Onlar bile yoldayken gereksiz buldukları eşyaları eve postalıyorlar. Hiçbirimiz o kadar güçlü biyonik adamlar değiliz. Gerçekçi olup, tekniği konuşturmalıyız. Eskişehir – Göynük rotası 124km ve 2250m rakım artışı içeriyor. Bu benim için rekor demek. Üstelik ertesi gün de sürüş yapacağım, hem  gerçekçi hem de yeterince zorlayıcı bir hedef. 

 Buna göre Mayıs’ a kadar hem kondisyon yapmalı hem de kilo vermeliyim. Bisiklet tekerlerini inceltmeliyim. Hesabıma göre ihtiyaçlarım 10 litrelik bir çantaya sığıyor. Rüzgarlık, uzun kollu tişört, yedek forma, yazlık pantolon, iç çamaşırı, iki çift çorap, yedek iç lastik, zincir yağı, alyan, tamir kiti, şarj pili, telefon ve diğer kişisel eşyaları alacak bir sele altı çanta edinmeliyim. Projenin zor tarafı da burada, çünkü 2016 aynı zamanda satın almama yılı. Bakalım nasıl aşacağım?

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s