“Hani almıyordun?”

Hiçbir şey almıyorum dediğimde genellikle duyduğum tepki cümlesi “Parayı mezara mı götüreceksin?” oluyor. Amacın sadece tasarruf olmadığını anlatmak sanıldığı kadar kolay olmuyor. O nedenle amaçlardan birini daha açıklayayım: Dünyada giderek artan çöp yığınına olan kişisel katkımı azaltmak!

Etrafımızda pek görmüyoruz, musluktan akan suyun nereye gittiğini düşünen birisini. Sadece kuraklık olup, suyumuz azaldığında tatlı su kaynaklarının sınırlı olduğu aklımıza geliyor. Pek az kişinin derdi, tarım arazilerinin yok olması. Şehrin en zengin mahallesinde oturup, lüks yerlerde gezenlerin pek azı binmekte oldukları araba eskiyince hurdasının nereye gideceğini düşünüyordur inanın. Biz naylon torbaya koyup, çöp kutusuna atıyoruz ya, ondan sonrasına karışmayız. Yeter ki çöp kamyonu zamanında alsın, mahallemiz kokmasın.

İşte bu korkunç tüketim alışkanlığımız yüzünden; yani doyumsuz çocuğumuzun ağlayarak aldırdığı, sonra sıkılıp kenara attığı oyuncağı ile, burnumuzu silip attığımız kağıt mendil ile, eskidi deyip değiştirdiğimiz ev eşyalarımız ile çöplükler, hurdalıklar dolup taşıyor. Aramızdan çöplüğü evinde de yaşatanlar var. Televizyondaki reklama inanıp aldığınız ama yıllardır kullanılmadığı için ayağınıza takılan spor aleti tanıdık geldi mi size?

Philippines. Luzon Region. Manila. Tondo area. Smokey mountain is a rubbish dump. Life on a garbage heap. A group of men and women wash in the river collected plastic garbage in order to resell them for a better price as recycled products. © 1992 Didier Ruef

Philippines. Luzon Region. Manila. Tondo area. Smokey mountain is a rubbish dump. Life on a garbage heap. A group of men and women wash in the river collected plastic garbage in order to resell them for a better price as recycled products. © 1992 Didier Ruef

“İnsanlık kendine gereksiz bir ihtiyaçlar dağı yaratmış. Satın almaya ve atmaya devam ettiğimizde mahvettiğimiz kendi hayatımız aslında. Bir şey aldığımızda parayla değil onu kazanmak için harcadığınız hayatınız ile ödersiniz. Fark şu ki: Hayatı satın alamazsınız. ” diyor Jose Mujica. Ben de şunu ilave edeyim: Bu ihtiyaçlar tepesi daha sonra atılan çöp dağına dönüşecektir. Kullanmadığımız için kenarda duran bazı şeylere muhtaç olan insanların olması sizce de adaletsizlik değil mi?

120423051627-jakarta-landfill-horizontal-large-gallery

Bu çöp dağına katkıyı azaltmak için kuralım; yeni bir ihtiyaç olduğunda ona benzer bir şeyi elden çıkarmalıyım. Para ediyorsa satmalı, etmiyorsa ihtiyaç sahibi birine hediye etmeliyim. Alacağım şey daha önce sahip olmadığım bir şey olmalı yani eski telefonu satıp yenisini almak yok.

Geçenlerde işyerime kargo ile iki paket geldi. Verdiğim siparişleri gören arkadaşlar biraz sataştılar: “Hani almıyordun?” Gülerek kendimle çelişmediğimi izah ettim. İhtiyaçlarımızı kendimiz imal edemiyor, elimizdeki bir şeyi o amaçla değerlendiremiyorsak ya da kimseyle ortak kullanamıyorsak, almak zorundayız. Ben bu durumda bile benzer bir şeyi elden çıkarma şartı getirmiştim. “Bu sayılmaz”” diyenlere kulak tıkadım. Bazen en yakınlarınız bile sizi anlamaz ve kalıplara sokmaya çalışır. Mutlu kişi, her durumda ve cesaretle kendi değerlerine göre hareket edip, kendi kurallarını koyabilendir. Bu benim “Satın almama yılı” projem, benim hayatım; kuralları da ben koyarım.

İhtiyacımız tahmin edeceğiniz üzere “Bikepacking” projemizden kaynaklandı. Genelde yol bisikletlerinde görülen ince lastiklere geçmeyi düşündüm. Bu lastikler hacmen küçük olduklarından yüksek basınç ile kullanılıyor. Lastik yolda patladığında 100 psi’ ı elde basabilecek küçük bir pompaya ihtiyaç oldu. Alabilmek için yılbaşından önce aldığım ayaklı pompayı iade ettim ve yerine bunu aldım.

Bisiklet antremanları için nabız hızı kontrolü gerekli, bunu da bisiklet üzerinde hareket halindeyken görmem ve sonrasında analiz etmem için data gönderecek bir nabız bandı gerekiyordu. Bu amaçla daha önce basit bir saat ve bant almıştım ama bisiklet üzerinde kullanamıyordum. Onu ikinci el olarak sattım, böylelikle yeni nabız bandını sipariş ettim. Sonuçta tam olarak verim alamadığım ekipmanı elden çıkarıp iş görecek olanlarını edindim. Envantere yeni bir kalem eklemedim.

Meydan okumam işte bu şekilde tüm 2016 boyunca devam edecek. Siz de kendi kurallarınızı koyun ve mücadeleye katılın.

Reklamlar